Son Dakika


Havalimanı muhabirliğine başladığım 1997 senesinden bugüne kadar havacılık sektöründe inanılmaz gözle görülür olumlu gelişmeler yaşandı.
Havalimanı muhabiri olduğum dönemde İstanbul Atatürk Havalimanı’nı DHMİ işletiyordu. Elbette ki işletmede çoğu zaman aksaklıklar oluyordu. Mesela, kış mevşimlerinde dış hatların tavanı akardı. Altına bir kova konur ve o kova en az 1 ay gibi bir süre orada kalırdı. Tavanın onarılması için Ankara ile yazışmalar yapılırdı. Yerli ve yabancı yolcular onu görürdü. Üzülecek bir durumdu. O tarihlerde dış basında da bu konu haber oldumu bilmiyorum.
Havalimanı muhabiri olduktan sonra havalimanı işletmesi için olumlu bir gelişme yaşandı. O dönemlerde yeni havalimanı ihalesi gerçekleştirildi. Özel sektöre ihale edilen yeni terminal binası inşaatı ve işletimi belli bir süre sonra devlete geçeceği söylendi. Süre bitince özel şirketin daha verimli işlettiği görülerek tekrar ihale edldi.
Yıllar sonra yine özel bir tesebbüs bugün Avrupa’nın lideri olan İstanbul Habalimanı’nı inşa etti ve işletiyor. Havalimanını kullanan kullanmayan herkeste bu durumdan memnun. Mutlu olmayan tabiri caizse bir kamyon kasasına yüklesen doldurmayan kişilerde var pek tabii ki. Bu tarz kişiler hayatımızda hep vardır malesef. Sebebi tam olarak bilinmez, belki çekememezlik belki kıskançlık veya sadece konuşmak olsun diye eleştiren kişiler. Adına ne derseniz deyin ne yaparsanız yapın, kendileri beceremedikleri için hoşnut olmayan kişiler dünya da her zaman vardı ve sanırım her zamanda var olacaklar.
***
Aynı şekilde olumlu gelişmeler bayrak taşıyıcı havayolumuzda da yaşandı. Ben sektör muhabiri olduğum dönemde yaklaşık 50 uçağı olan Türk Hava Yolları’nın bugün 500 uçağı bulunuyor.
O dönemlerde havacılık ile ilgili yaptığımız haberleri bugün ile kıyasladığımızda haber anlayısınında değiştiği açık şekilde görülüyor. Örneklerle açıklamak gerekirse, o dönem 50 uçağa sahip olan şirketin ortalama 150-200 kokpit ekibi var sayalım. Bu kişiler emekli olurken biz gazeteciler çoğunun haberini yapardık. O zaman sayıları az olduğundan yayın organları için kıymetlilerdi.
Fakat simdi 500 uçağa sahip dev bir havayolumuz var. Tabiatıyla belki de 1500-2000 civarı kokpit ekibi çalışıyor. Artık biri enekli olunca medyanın pek ilgisini çekmiyor açıkçası. Eskiden uçakta biri rahatsızlanınca havacılık kuralı gereği uçak en yakın meydana acil iniş yapardı ve hasta indirilir uçak sonrasında yoluna devam ederdi. O dönemde bu haberleri okuyucu ilgi ile okurdu. Ancak bugün haberleri izleyenler rutin bir acil iniş şeklinde yorumluyor ve açıkçası pekte ilgi göstermiyor.
Hiç unutmam bir gün emekli olan bir kaptanın haberini yapmak için uçağın yanına gitmiştik. Kokpit ve kabin ekibini fotoğraflıyorduk. Havayolunun ilgili birimide uçağın altına gelmiş çiçek taktim ediyordu. Aprondan biri yanıma yaklasıp kulağıma şunu söyledi; “Emekli olan toplu taşıma otobüs soförlerinide haber yapsanıza” O söz doğrultusında verdiğim cevap, “çok fazla sayıda toplu taşıma var. Ama 50 tane uçak var. Az olanın haber değeri çoktur” demiştim.
Bugün baktığımızda 500 uçaklı bir şirketin emekli olan ekibi istisna dışında pekte haber olmayacağı kanatindeyim.
Havacılık sektöründe çok fazla yol kat ettik ve görünen o ki bir o kadar daha yol kat edeceğiz
İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI
02 Şubat 2026 Genel, Havacılık Haberleri, Köse Yazarları
02 Şubat 2026 Av. Keiko Torigoe, Havacılık Haberleri, Köse Yazarları
26 Ocak 2026 Av. Keiko Torigoe, Havacılık Haberleri, Köse Yazarları
19 Ocak 2026 Av. Keiko Torigoe, Havacılık Haberleri, Köse Yazarları